Bomontiada manzarası ilk adımda seni sıkmaz; aksine nefes aldırır. Eski bira fabrikasının yerine kurulan bu kompleks, taş duvarlar ve endüstriyel birimlerle sakin bir kampüs havası sunuyor. İçeri girince bahçeye açılan kapılar, canlı etkinlikler ve birbirine komşu farklı işletmeler dikkatini çeker.
Akşamüstü ya da hafta sonu için bir plan yapıyorsan, burası kolay alternatif değil. Zamanı durdurur gibi hissetmene neden olacak bir arka plan var: müzik, teras sohbetleri, el yapımı içecekler. Bu yazıda hem ulaşımı hem de hangi mekanlarda ne yapacağını pratikçe anlatacağım.
Konuya giriş
Bomontiada, Bomonti semtinde yer alır ve eski Bomonti bira fabrikasının kültür kampüsüne dönüştürülmüş halidir. Ortada büyükçe bir bahçe bulunur; bahçede yürürken farklı restoran ve barların kapılarını göreceksin. Mekanlar birbirine yakın olduğundan, biri daha erken kapanırsa diğerinde devam etmek kolaydır. Yaz akşamlarında bahçede masa kapmak için erken gitmeni öneririm.
Kendine uygun enerji seviyesini seçebilirsin. Dinlendirici bir kahvaltı için gündüz saatleri, canlı bir konser veya DJ seti için akşam tercih edilebilir. Bomontiada, İstanbul’un daha rahat ve biraz daha seçkincı atmosfer arayanlarını çeker; ama snob bir hava yok. Ses düzeyi, etkinliğe bağlı olarak değişir; bu yüzden grup planlarken rezervasyon veya giriş bilgilerini kontrol et.
Detaylar
-
Babylon: Yenilenen sahnesiyle Babylon, Bomontiada’nın etkinlik üssü sayılır. Konserler, deneysel akustik setler ve yerel DJ performansları için burayı tercih ediyorsun. Salonun akustiği ve sahne düzeni özenli; biletli etkinlikleri takip etmeni öneririm. İçecek fiyatları şehir ortalaması civarında; erken git, dışarıda bir şeyler atıştırıp sonra içeri geç.
-
Kilimanjaro: Daha çok kahvaltı ve rahat öğle yemekleri için iyi bir seçenek. Mekan, sade ama özenli sunumlarıyla bilinir. Eğer güne hafif başlamak istiyorsan, kahvaltıda peynir, zeytin ve taze pişi gibi seçeneklere bak. Yazın terasta oturup etrafı izlemek keyifli. Rezervasyonun faydası olur, özellikle hafta sonları.












